16
Kas

Cd’lerin Atası : Taş Plak

   Yazan: kumbayram   Kategori Bir Zamanlar

taşplakGünümüzde müzik ve teknoloji öyle içiçe oldu ki, artık elimizde taşıdığımız küçük mp3-4 ya da ipodlarımızla binlerce şarkıyı dinleyebilmekteyiz. Ya anne ve babalarımız? Onlar, döneminin cd'leri olan taş plaklardan sevdikleri sanatçıların 1-2 parçasını dinleyebilmekteydiler.

Üretimlerinde ebonit maddesi kullanıldığı için halk arasında "taş plak" olarak anılırlardı. Odeon, Columbia, tanınmış şirketlerin adıydı. Taş plakların, her iki tarafında da kayıt olurdu. Aslında devrileri 78 değil, tam olarak 78, 26 idi. Özellikle gramofonlarla dinlenebiliyorlardı. Çok kırılgan oldukları için, özen ile kullanılmaları gerekiyordu. 1940'lara doğru üretimleri durduruldu

15
Kas

Politik Taşlama: Devekuşu Kabare

   Yazan: kumbayram   Kategori Bir Zamanlar

devekuşu kabare

1967 yılında başta Haldun Taner olmak üzere Ahmet Gülhan, Zeki Alasya ve Metin Akpınar tarafndan İstanbul'da kuruldu. Kendine özgü üslubuyla kabare türünün önemli temsilcii haline geldi. 1978 yılına gelndiğinde Kabare Zeki Alasya ve Metin Akpınar ikilisiyle devam etti. Bu süreçtn itibaren toplumsal olayları ve politik taşlamayı oyunlarında sık kullanan Kabare 1992 yılında kapandı. Hala daha yeri doldurulabilmiş değildir. Oyunlar arasında yer alan Yasaklar, Aşkolsun, Deliler bugün hala  daha cd ya da televizyon yolu ile izlenenler arasındadır.

8
Kas

Topkapı’dan Bir Kesit

   Yazan: kumbayram   Kategori Bir Zamanlar

1950 topkapı

Günümüzde İstanbul’un trafiğinden, keşmekeşliğinden bıktığınız oldu mu hiç? Yoksa artık her zaman mı? Hele Kültür Parkı yapılmasına karşın gece tinercilerden dolayı Topkapı’dan geçmeye korkar oldunuz mu? İşte size 1950′lerin Topkapı’sı. Yeni yapılan yollarıyla…

7
Kas

İlk Televizyon: İTÜ TV

   Yazan: kumbayram   Kategori Bir Zamanlar

ITU-TV-GOKSEL-ARSOY-ILE-CEKIMDE-FOTOGRAF__16497161_0Sayısız kanallara sahip olduğumuz ama ne izleyeceğimizi bilemediğimiz günler yaşıyoruz. Peki ülkemizdeki ilk televizyon yayınlarını kim yaptı biliyor muyuz? Genç nesiller her halde bu soruyu TRT olarak yanıtlayacaklardır. Elbette TRT’nin yeri ayrıdır ama ülkemizde ilk televizyon yayınını 1952 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi yapmıştır. 1953 yılında ise İTÜ TV adıyla televizyon yayınlarını yapan ilk istasyon olarak tarihe geçmiştir.

7
Kas

O Bir Efsane!

   Yazan: kumbayram   Kategori Bir Zamanlar

1966 ilk anadolBugünün gençliği acaba onları biliyor mudur ? Mercedes, BMW, Cadillac, WW dışında bu ülkede kendi üretimi olan bir otomobil yapıldığını. Gerçi saçları arasında samanlar olan  bu otomobili hatırlayanlar kalmış mıdır? Anadol, Türkiye'de toplu olarak üretilen ilk otomobil markasıdır. İlk Türk üretimi otomobil ise 1961'de TCDD tarafından yalnızca dört tane üretilen "Devrim" adı verilen örnek otomobildir. Vehbi Koç tarafından kurulan Otosan Otomobil Sanayi A.Ş. tarafından 1966-1984 yılları arasında İstanbul'daki fabrikada üretilmiştir. 1966’dan 1984’e kadar devam eden Anadol üretimi, yerini 1984'ten sonra Ford Taunus üretimine bırakmış, ancak Otosan 500 ve 600D pikap üretimi 1991 yılına kadar devam etmiştir. Anadol'un üretimi 19 Aralık 1966'da başlamış olsa da, satış ve trafik tescili için gerekli olan "Yeterlilik Belgesi" ve "Araçların imal, tadil ve montajı hakkında teknik şartları gösteren Yönetmelik" onayı Makina Mühendisleri Odası'ndan 28 Şubat 1967 tarihinde alınmış ve dolayısı ile Anadol satışları bu tarihten sonra başlamıştır. Anadol'un ilk modelleri İngiliz Reliant ve OgleDesing tarafından tasarlanmıştır. Bütün modellerinde kaportası cam elyafı ve polyesterden yapılan Anadol'da motor olarak da Ford motorları kullanılmıştır. İlk kullanılan motor, Ford'un Cortina modelinin 1200 cc'lik Kent motorudur. Anadol adı, açılan isim yarışması sonucunda finale kalan; Anadolu, Anadol ve Koç arasından seçilmiştir.

7
Kas

Nereden Nereye…

   Yazan: kumbayram   Kategori Bir Zamanlar

8d3b09ce667b447b8a49b07de1e0d1ebDünya kupasına gidemediğimiz şu günlerde spor basınımız ve bizler çok üzgünüz. Halbuki 15 yıl öncesine kadar İngiltere gibi güçlü takımlara 1-0 yenildiğimizde sanki galip gibi sevindiğimizi biliyor muydunuz? O dönemlerde farklı yenilgilerimiz bizleri bu tip durumlara sokuyordu. Örneğin 14 Ekim 1987 yılında Türkiye İngiltere'ye 8-0 yenilmişti. Maçı anlatan spiker dayanamayarak şunları söylüyordu: "Evet sayın izleyiciler, ingilizlerin bir atağını daha gol yiyerek savuşturduk" macin 90.cı dakikasi "Evet sayin izleyiciler, mac bitti daha gol yiyoruz" Nereden nereye…